Yemin etmek-Yemini bozmak-Yeminin hükmü-Yalan yere yemin

Yemini hafife almak, iki lafın arasında , hele ki yalan yere büyük günahtır. Birde bu yemin yüzünden bir başkasına maddi-manevi zarar verilmişse kazanılan günah katlanmış olur.

Bazı kişiler din ve imanı hatta islamı karıştırarak, bazen müstehcen, belki de küfür anlamında sözcükler kullanarak yemin etmekte, kimisi de bu işi ağız alışkanlığı haline getirip olmayacak yemin kelimeleri kullanmaktadırlar.

Yemin etmeyi alışkanlık haline getirmek doğru değildir. İman yönünden sıkıntı oluşturur yani kişinin imanını zayıflatabilir. Örneğin; Şunu yaparsam veya yapmazsam dinden çıkayım, gavur olayım gibi bir yemin, daha çok o şeyi kendine yasaklamak olarak anlaşılır. Bazı alimler bu şekilde edilen bir yemin için kefaret gerektiğini söylemişler, Alimlerin çoğunluğu yemin olarak değerlendirmemişlerdir. Ancak bu şekilde sözler söylemenin tövbe ve istiğfar gerektiğini söylemişlerdir.

yemin_kefareti

İnsanın yaptığı bir şeyi inkar etmesi ve onu yapmadığına inandırmak amacıyla; O şeyi yaptıysam dinden çıkayım, gözlerim kör olsun, canım çıksın, yahudi-hıristiyan olayım v.s şeklinde yemin etmek son derece tehlikelidir.

Özellikle etmek büyük günahlardan biridir. (Buharî, Edeb, 6) Ayrıca bu yalan yemin sonucunda, birinin hakkına girilmişse, mal, para veya kişinin şeref ve haysiyetinde kayıplara sebep olmuşsa; Yalan yeminin yanında ikinci bir günah daha işlenmiş olur ki, bu doğrudan kul hakkına girer ve helalleşip hak yerini bulmadıkça tövbe ile kurtuluşu olmaz. Kesinlikle bu tarz yeminlerden kaçınmak gerekir.

Abdullah İbni Amr İbni Âs radıyallahu anhümâ’dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

Resûl–i Ekrem Efendimiz, büyük günahlardan birisi: “Bir müslümanın malından bir parça almak için yalan yere yapılan yemindir” buyurdular. [ Buhârî, Eymân 16, Diyât 2, İstitâbetü’l–mürteddîn 1. Ayrıca bk. Tirmizî, Tefsîru sûre(4) 6; Nesâî, Tahrîm 3, Kasâme 48.]

Evet bilerek, yalan yere yapılan yeminden sorumluyuz.
Cenabı hak (Azze ve Celle):”Allah sizi rasgele yeminlerinizden dolayı sorumlu tutmaz. Fakat bile bile yaptığınız yeminlerinizden ötürü sorumlu tutar.”(Maide süresi,ayet 89)

Gelecekte şu işi yapacağım veya yapmayacağım şeklinde yemin etmek bağlayıcıdır ve bu sözü yerine getirmemek kefaret gerektirir. Örneğin; Şu gün borcumu ödeyeceğim diyerek zaman belirtip yemin etmek, daha sonra bu sözünü yerine getirmemek kefaret gerektirir.

Yemin ettikten sonra bu yemini gerçekleştirmemek günahtır. Fakat insanı dinden çıkarmaz, kişi günah işlemiş olur. Tevbe-istiğfar etmekte fayda vardır.

Yemin kefareti ile ilgili olarak Yüce Kitabımız Kuran-ı Kerimde Şöyle buyruluyor:
Bunun (yeminin) kefâreti, ailenize yedirdiğinizin orta hallisinden on fakiri doyurmak ya da onları (on fakiri) giydirmek ya da bir köle azat etmektir. Bunları bulamayan üç gün oruç tutar. İşte yeminlerini- zin (bozmanın) kefâreti budur. (Mâide, 89)

Ticarette çok gerekli ve doğru olmak şartıyla karşıdakini ikna etmek dışında yeminden kaçınmak gerekir. Yemin doğru bile olsa Allah c.c nün adını karıştırmak doğru görülmemiştir. Hele bu yemin yalan olursa çok büyük bir hatadır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir